Kadınlar mı erkekler mi internetten daha çok alışveriş yapıyor diye sorsalar, büyük bir çoğunluğumuz “kadınlar” diye cevap verir. Fakat bu genel yargı, bir araştırmanın sonuçlarına göre çürümüş görünüyor.
Kadınlar mı erkekler mi internetten daha çok alışveriş yapıyor diye sorsalar, büyük bir çoğunluğumuz “kadınlar” diye cevap verir. Fakat bu genel yargı, bir araştırmanın sonuçlarına göre çürümüş görünüyor.
Modern zamanların anne ve babalarının en büyük endişelerinden biri olan internet,aslında bazen farkında olmadan da olsa anne ve babaların çocuklarını kendi elleriyle ittiği bir risk olabiliyor.Nasıl mı?
Amacına uygun kullanıldığında çocuğun eğitimine ve gelişimine yardımcı olan internet, bazı zamanlarda ise büyük bir risk haline gelebiliyor.
Uzman Psikolog Emin Dönmez, bazı anne-babaların, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak bilgisayara ve yalnızlığa ittiğini belirtti.
Çocuğa internet kullanımı ile ilgili bilgi verilmediyse çocuğun interneti kötüye kullanma olasılığının yüksek olduğunu vurgulayan Dönmez, öncelikle çocuklarla internetin hangi amaçlarla kullanılacağı hakkında konuşulması, o bilincin verilmesi, bu konuda anne ve babaların çocuklarına iyi birer model olması gerektiğini söyledi.
Çocuklarının internet kullanımını kontrol edemeyeceğini düşünen ailelere ise şu önerilerde bulundu:
“Bu konuyu kontrol edemeyeceğini düşünen aileler çocuklarıyla bazı anlaşmalar yapmalıdır. Örneğin, haftanın veya günün belirli saatlerinde bilgisayarın kullanıma açık veya kapalı olması gerekir. Öncelikli olanın, dersleri ve okulu olduğu vurgulanmalı ve gereken destek verilmelidir. Mümkün olduğu kadar bilgisayar ortak kullanım alanında bulunmalıdır. Bilgisayar zorunlu durumlar harici çocuğun odasında olmamalıdır. Sakıncalı sitelere neden girmemesi gerektiği hakkında çocuklara gerçekçi bilgilendirmeler yapılmalıdır. Korkutmak için veya geçiştirmek için yanlış bilgiler vermek sakıncalıdır.”
devamını oku »

Doğal Ebeveynler
Gıda tüketiminden, ilaç kullanımına her yerde moda olan “doğallık” kavramını moda olarak değil, kendileri ve çocukları için çok ciddi bir yaşam biçimi şeklinde gören doğal ebeveynler, sosyal medyanın imkanları ile her geçen gün sayılarını artırıyor.
Biz de bundan böyle aileblog.com’da doğal ebeveynler ve savundukları yöntemlere daha çok yer ayıracağız.
Yurt dışına çıkmak, yurt dışında eğitim görmek çoğu kez lüks olarak algılanır. Dili konuşulduğu ülkede öğrenmiş olanların maddi açıdan ayrıcalıklı oldukları düşünülür.
Oysa ki günümüzde yurt dışında eğitim görmek isteyenler için her bütçeye uygun seçenekler bulmak mümkün. EğitimAL Yurtdışı Eğitim Danışmanlık firmasında konunun uzmanları tarafından yönlendirileceğiniz farklı eğitim programları, ülke ve süre seçenekleriyle, okurken aynı zamanda çalışabileceğiniz ya da okul bittikten sonra çalışmak üzere gittiğiniz ülkede kalmaya devam etmenizi sağlayacak değişik paketler sunuluyor.
İstediğiniz ülkede yabancı dil, lisans, yüksek lisans ve çeşitli eğitim programlarından bütçenize göre seçebileceğiniz bu paket programlar sayesinde, yurt dışı eğitimi Türk öğrenciler için hayal olmaktan çıkıyor.
Hürriyet Aile yazarlarından Aylin Atasağun ve öğretmen arkadaşları, Van’daki depremzedelere yardımları esnasında prematüre doğması sebebiyle birtakım problemlerle dünyaya gelen 18 aylık Çağla adında minik bir bebekle tanıştılar. Bu bebeğin hikayesi, “Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu” isimli bir dernek kurdurmaya kadar gitti ve daha da fazlası için yardımlar halen bekleniyor. İşte minik Çağla’nın hikayesi…
Çağla şu an 18 aylık, 6,5 aylıkken prematüre doğmuş bir bebek. Doğduktan sonra 3 ay boyunca Van’da bir hastanede yatmış. Bu arada ikizini kaybetmişler. Eğer yaşasaymış, ağır derecede engelli olma ihtimali çok yüksekmiş.
Çağla ise 18 aylık olmasına rağmen oturamıyor, yürüyemiyor ve sadece heceliyor. “1.5 yaşında bir çocuk yürümez mi, konuşmaz mı?” gibi sorular kafa karıştırıcı olsa da doktorları bu durumun normal olduğunu söylemişler.
Çağla’nın depremden sonra bronşiti iyice artmış ve bronşiyolite dönmüş. Van’da sürekli doktorlara taşınmış. Ancak yaşananlar ailenin içine sinmeyince Çağla’yı Trabzon’a götürmeye karar vermişler. Buradaki tanıdıklarından borç alarak masrafları karşılamaya çalışmışlar. Babanın sosyal güvencesi var. Ancak Çağla’nın durumundan çok endişe ediyor ve yardıma ihtiyacı var. Ayrıca söz konusu olan gerişim geriliği için de bir şeyler yapmak istiyor. Çağla’nın sorumlu hekimi Dr. Melih Yavuz ise Çağla’nın durumunu şöyle açıklıyor:
“Gözle görülür ve incelenmesi gereken bir gelişim geriliği var. Şu an bronşiyolit tedavisi sürüyor ancak taburcu olduğunda gelişimsel bir taramadan geçmesi çok iyi olacak.”
devamını oku »