<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile Blog &#187; çocuk sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.aileblog.com/etiket/cocuk-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aileblog.com</link>
	<description>Yuvayı dişi kuş yapar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2010 10:27:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Çocuk egzamasında astım riski</title>
		<link>http://www.aileblog.com/cocuk-egzamasinda-astim-riski/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/cocuk-egzamasinda-astim-riski/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 16:42:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emine Ercelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Allerjiisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk egzaması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[egzama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında çocuk egzaması olarak bilinen genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu &#8221;atopik dermatit&#8221; deri hastalığı, iyi tedavi edilmediğinde ilerleyen dönemde astım ve alerjik rinite neden olabiliyor. Uzmanlar, çevresel faktörlerin de etkisiyle son yıllarda artış gösteren atopik dermatitli çocuklarda, özellikle inek sütü, buğday, yumurta ve soyaya karşı yüzde 75-90 oranında reaksiyon gelişebildiği; büyük çocuklarda da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></p>
<div id="attachment_486" class="wp-caption aligncenter" style="width: 308px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2010/07/1AZ_alerji-cocuk_widec.jpg"><img class="size-full wp-image-486" title="Çocuk Egzaması" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2010/07/1AZ_alerji-cocuk_widec.jpg" alt="" width="298" height="298" /></a><p class="wp-caption-text">Çocuk Egzaması</p></div>
<p></strong></p>
<p><strong>Halk arasında çocuk egzaması olarak bilinen genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu &#8221;atopik dermatit&#8221; deri hastalığı, iyi tedavi edilmediğinde ilerleyen dönemde astım ve alerjik rinite neden olabiliyor.</strong></p>
<p>Uzmanlar, çevresel faktörlerin de etkisiyle son yıllarda artış gösteren atopik dermatitli çocuklarda, özellikle inek sütü, buğday, yumurta ve soyaya karşı yüzde 75-90 oranında reaksiyon gelişebildiği; büyük çocuklarda da yer fıstığı, fındık, ceviz, balık ve kabuklu deniz hayvanlarına karşı duyarlılık görülebildiği uyarısında bulundu.<br />
<span id="more-485"></span></p>
<p>Sağlık Bakanlığı Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji Klinik Şefi Doç. Dr. İlknur Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atopik dermatitin çocukluk çağının en sık görülen kronik, kaşıntılı alerjik deri hastalığı olduğunu söyledi.</p>
<p>Atopik dermatitin, hayatın ilerleyen evrelerinde gelişecek diğer alerjik hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkati çeken Bostancı, &#8221;Çocuklukta görülen atopik dermatit bulguları deri ile sınırlı kalmayıp, astım ve alerjik rinit (bahar alerjisi) diğer alerjik hastalıklar için yatkınlık yaratmaktadır. Deri bulguları geçse dahi hastalık iyi tedavi edilmediğinde çocukta ilerleyen dönemde diğer alerjik hastalıkların görülme riski yüksektir. Hastaların yüzde 50&#8242;den fazlasında astım, yaklaşık yüzde 75&#8242;inde alerjik rinit gelişebilmektedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8221;VAKALARIN YÜZDE 85&#8242;İNDE 5 YAŞINDAN ÖNCE BAŞLIYOR&#8221;</strong></p>
<p>Bostancı, atopik dermatitin görülme sıklığının son 30 yılda sanayileşmiş ülkelerde yaklaşık üç kat arttığını belirterek, bu rahatsızlık için en yüksek riskin anne başta olmak üzere ailede alerjik hastalık öyküsünün bulunması olduğunu vurguladı. Bostancı, genetik karakterli olan hastalığın gelişmesinde çevresel faktörlerin de etkili olduğunu vurguladı.</p>
<p>Atopik dermatitin, çocukluk döneminde yüzde 10-20, erişkin dönemde yüzde 1-3 oranında görüldüğünü, tüm vakaların yüzde 85&#8242;inde hastalığın 5 yaşından önce başladığını belirten Bostancı, atopik dermatitli çocuklarda besin alerjenlerine ve (ev tozu, polen, küf gibi hava yolu ile alınan alerjenler) aeroallerjenlere karşı da duyarlılığın arttığını bildirdi.</p>
<p><strong>BEYAZ TENLİLER RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Bostancı&#8217;nın verdiği bilgiye göre, hastalığın bulguları genellikle 6 ay ila 2 yaş arasında çıkıyor. Özellikle yüzde başlayıp, eklem yerlerinde, kulak arkasında ve gövdede de beliren kaşıntılı, kuru, kırmızı lezyonlar şeklinde görülüyor. Sıklıkla beyaz tenlilerin ciltleri son derece hassas oluyor. Süt çocuğunda yüz, yanaklar, alın, saçlı deri, kol ve bacaklarda ve gövdede döküntüler ve sulu lezyonlar olur. Bez bölgesi genellikle sağlamdır. İki yaştan ergenliğe kadar sürekli kaşınma ile sulanma azalıyor, ancak derinin kalınlaşması ve deri ile mukozalarda lezyon artıyor. Dirsek ve diz boşluğu, el, ayak, bilek ve dirsek sıklıkla tutuluyor.</p>
<p>Erişkinlerde genellikle eklem yerlerinde, yüz, el, kol, bacak ve el sırtında derinin kalınlaşması görülüyor.<br />
Gece uykusunda dahi kaşıntıya yol açan hastalık, çocukta uyku düzenin bozulmasına neden oluyor, huzursuzluk yaratıyor ve çocuğun gelişim sürecini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><strong>BESİN ALERJİSİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Çocuk yaş grubunda yüzde 20-40 oranında besin alerjisi görülürken, reaksiyona neden olan besinler yaşa göre değişebiliyor. Çocuklarda yumurta, inek sütü, buğday ve soya reaksiyonların yüzde 75-90&#8242;nı oluştururken, büyük çocuklarda ve yetişkinlerde yer fıstığı, fındık, ceviz, balık ve kabuklu deniz hayvanları neden olabiliyor. Bu nedenle orta veya şiddetli ekzemalı çocukların besin alerjileri yönünden değerlendirilmeleri öneriliyor.</p>
<p><strong>PAMUKLU, BEDENİ SIKMAYAN GİYSİLER TERCİH EDİLMELİ</strong></p>
<p>Hastalığa ilişkin tedavi, bulguların görüldüğü deri üzerinde yapılıyor. Tedavide, kısa sürede kuruluğu gidermek, kaşıntıyı önlemek ve lezyonların kaybolmasını sağlamak amaçlanıyor. Bunun için hastalığın ağırlığı ve cildin özelliğine uygun nemlendiriciler, bakım kremleri ve bazen kortizonlu ya da kortizonsuz alerji kremleri uygulanıyor. Hastanın inek sütü veya bir başka gıdaya alerjisi saptanması halinde, söz konusu gıda mutlaka diyetinden çıkarılıyor. Ancak, diyet programının çocuğun gelişiminin etkilenmemesi için alerji uzmanınca yapılması gerekiyor.</p>
<p>Genel önlem olarak hastalara pamuklu, bedeni sıkmayan ve rahat giysileri tercih etmeleri, aşırı sıcak ve nemden kaçınmaları, terlemenin azaltılması tavsiye ediliyor. Banyoda sabun yerine yağsız temizleyiciler kullanılması, elbiseler ve yatak çarşaflarının sabun tozu ile yıkanması, iyi durulanması, yumuşatıcı kullanılmaması öneriliyor.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Sabah.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/cocuk-egzamasinda-astim-riski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz zehirlenirse ne yapmalı?</title>
		<link>http://www.aileblog.com/cocugunuz-zehirlenirse-ne-yapmali/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/cocugunuz-zehirlenirse-ne-yapmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 13:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emine Ercelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Zehirlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda zehirlenme riskini en aza indirecek bilgiler vermek amacıyla hazırlanan &#8216;Çocuğunuzu Tehdit Eden Zehirler&#8217; adlı kitap okurla buluştu. Farmakoloji uzmanları Dr. Yusuf Cem Kaplan ve Dr. Ömer Demir tarafından hazırlanan &#8220;Çocuğunuzu Tehdit Eden Zehirler&#8221; kitabı okurla buluştu. Ebeveynlere çocuklarda zehirlenme riskini en aza indirecek bilgiler vermek ve beklenmedik bir zehirlenme ile nasıl baş edebileceklerini öğretmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></p>
<div id="attachment_432" class="wp-caption aligncenter" style="width: 297px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2010/06/fft5_mf464014.jpg"><img class="size-full wp-image-432" title="Çocuk Zehirlenmeleri" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2010/06/fft5_mf464014.jpg" alt="" width="287" height="414" /></a><p class="wp-caption-text">Çocuk Zehirlenmeleri</p></div>
<p></strong></p>
<p><strong>Çocuklarda zehirlenme riskini en aza indirecek bilgiler vermek amacıyla hazırlanan &#8216;Çocuğunuzu Tehdit Eden Zehirler&#8217; adlı kitap okurla buluştu. </strong></p>
<p>Farmakoloji uzmanları Dr. Yusuf Cem Kaplan ve Dr. Ömer Demir tarafından hazırlanan &#8220;Çocuğunuzu Tehdit Eden Zehirler&#8221; kitabı okurla buluştu.</p>
<p>Ebeveynlere çocuklarda zehirlenme riskini en aza indirecek bilgiler vermek ve beklenmedik bir zehirlenme ile nasıl baş edebileceklerini öğretmek amacıyla hazırlanan kitapta, bu tip durumlarda ebeveynlerin yaşadığı panikle kulaktan dolma yanlış bilgileri uyguladıkları belirtildi.<br />
<span id="more-431"></span>Böyle durumlarda ailelerin çocuklarına zehirlenmeden daha çok zarar verebildiğine işaret edilen kitapta, ilaçların doğru şekilde kullanılmamasının ve küçük çocuklarda tek bir tabletin bile ciddi zehirlenmelere neden olabileceği ifade edildi.</p>
<p>Kitapta, bu tip zehirlenmelerin gözetim eksikliği ve çocuğun merakı sonucu yaşandığı belirtilerek, önlemek için de zehirleyici maddelerin orijinal kaplarında, yüksekte, kapalı, mümkünse kilitli bir yerde saklaması önerildi.</p>
<p>ÇOCUĞUNUZ ZEHİRLENİRSE NE YAPMALI?</p>
<p>Çocuklar zehirlendiğinde öncelikle panik yapmadan zehirlenme etkeninin çocuktan uzaklaştırılması, çocuğun ağzında çiğnenmemiş tablet varsa kusturmamak koşuluyla çıkarılması gerektiği anlatılan kitapta, en uygun müdahale için çocuğun bilinci yerindeyse zehir danışma merkezinin aranması, bilinci açık değilse en kısa sürede acil servise götürülmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p>Yakıcı madde içen çocuğun kusturulmaması istenilen kitapta, &#8220;Kusturma, yemek borusunu iki kez yakıcı maddelere maruz bıraktığı için uygulanmamalıdır&#8221; denildi.</p>
<p>Her ilacın çocuklarda tehlikeli bulgular oluşturabileceği, maddenin ne olduğu ve alınan dozajın bilinmesinin tedaviye yarar sağlayacağı belirtildi.</p>
<p>Zehirli bitkileri yiyen ya da onlara temas eden çocuklarda mide bulantısı, ağızda kuruluk, göz bebeklerinde büyüme gibi belirtilerin ortaya çıktığı anlatılan kitapta, bu gibi durumlarda zehir danışma merkezinin aranması ya da doğrudan hastaneye başvurulması istendi.</p>
<p>Kitapta, hayvan ısırmalarına ve sokmalarına karşı, ısırık yerini yukarıdan bağlama, kesme, emme, tükürme gibi işlemlerin bir yararı olmadığı, ayrıca bu tür uygulamaların doku hasarı yapabileceği vurgulandı.</p>
<p>Kitapta, zehirli olmayan ya da ihmal edilebilir zehirlenme riski taşıyan tebeşir, kil, antibiyotik, boya kalemi, boğaz pastili, oyun hamuru, parıltılı oyuncaklar ve benzeri maddelerin, göz ve deri reaksiyonlarına, mide- bağırsak sistemi rahatsızlıklarına neden olabileceği kaydedildi.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Radikal.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/cocugunuz-zehirlenirse-ne-yapmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda &#8220;Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu&#8221; nedir?</title>
		<link>http://www.aileblog.com/cocuklarda-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-nedir/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/cocuklarda-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 05:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[DEHB]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=303</guid>
		<description><![CDATA[foto kaynak : www.antalyaegitim.com Dikkat eksikliği hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu, çocuğun “yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, ataklık ve dikkat sorunları” olarak tanımlanmaktadır(APA, 1994). DEHB’nin sıklığı DSM IV (Köroğlu, 1994)’ün verilerine göre toplumda %3-5 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. DEHB’nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-304" title="dehb" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2009/07/dehb.jpg" alt="dehb" width="450" height="389" />foto kaynak : www.antalyaegitim.com<br />
Dikkat eksikliği hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu, çocuğun “yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, ataklık ve dikkat sorunları” olarak tanımlanmaktadır(APA, 1994).</p>
<p>DEHB’nin sıklığı DSM IV (Köroğlu, 1994)’ün verilerine göre toplumda %3-5 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. DEHB’nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p><span id="more-303"></span>Gerek halk arasında gerek tıbbi çevrelerde DEHB’nin yaş ilerledikçe kendiliğinden azalacağı ve geçeceğine ilişkin yaygın kanılar bulunmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar bunun böyle olmadığını, bozukluğun gidişinin farklı kişilerde farklı seyirler gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu bozuklukta; hareketlilik çoğunlukla ilk on yıl içerisinde sorun yaratırken yaş ilerledikçe azalabilmektedir. Ancak dikkat sorunu; okula başlamadan önce fark edilmeyip önemsiz görülsede, çocuğun okul yaşamına başladığı zamandan itibaren sorun yaratmaktadır Bunun yanısıra sosyal ve duygusal alanlardaki zorluklar, ilk çocukluk çağından itibaren değişik sorunlara yol açmakta ve yetişkinlik çağında daha da etkili olmaktadır. Geç ergenlik ya da yetişkinlik döneminin erken evrelerinde kişi artık işlevsel olarak bozukluğun belirtilerini ya da bunlara ilişkin sorunları göstermektedir. Sorunlar ve belirtiler yetişkinlikte de sürer. Buna ek olarak duygusal ve sosyal sorunlar gözlenir. Bu vakalarda yalnız belirtiler sürmekle kalmaz, bunlara ciddi psikopatolojilerde eklenir. Alkolizm, madde bağımlılığı, antisosyal kişilik bozukluğu gibi yakınmalar gözlenir.<a href="http://orgm.meb.gov.tr/Projeler/DEHByeniproje.htm">devamı&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/cocuklarda-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
