<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile Blog &#187; admin</title>
	<atom:link href="http://www.aileblog.com/author/admin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aileblog.com</link>
	<description>Yuvayı dişi kuş yapar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 15:49:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>&#8221;Anneanne yemekleri yiyin&#8221;</title>
		<link>http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 18:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden korunma]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=991</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/' addthis:title='&#8221;Anneanne yemekleri yiyin&#8221; '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine vurgu yaparken, halka, televizyondan duyduklarını değil, anneannelerinden duyduklarını yemelerini önerdi. Tarhana çorbasına dikkat çeken Çelik&#8217;in önerdiği besinler arasında meyve, sebze, lifler, tahıllar var. Prof. Dr. İsmail Çelik, 5. Prevantif Onkoloji Sempozyumunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine ilişkin [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/' addthis:title='&#8221;Anneanne yemekleri yiyin&#8221; ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/' addthis:title='&#8221;Anneanne yemekleri yiyin&#8221; '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><p><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/6a00d83451e9a369e200e54f4496788834-640wi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-992" title="6a00d83451e9a369e200e54f4496788834-640wi" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/6a00d83451e9a369e200e54f4496788834-640wi.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine vurgu yaparken, halka, televizyondan duyduklarını değil, anneannelerinden duyduklarını yemelerini önerdi. Tarhana çorbasına dikkat çeken Çelik&#8217;in önerdiği besinler arasında meyve, sebze, lifler, tahıllar var.</p>
<p>Prof. Dr. İsmail Çelik, 5. Prevantif Onkoloji Sempozyumunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>
<p>Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine ilişkin bilgi verirken, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına sahip çıkılmasını istedi ve özellikle annelerin vazgeçilmezi &#8221;tarhana çorbasının&#8221; faydalarına dikkati çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Çelik, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p>&#8221;Televizyondan duyduklarına değil, ananelerinden duyduklarını yemelerini önereceğim. Köyümüzdeki, bize öğretilenleri yerlerse kanserden korunurlar. Meyve, sebze, lifler, tahıllar. Köylerde çok ciddi et yenmezdi. Her gün her gün etler, pideler restoran kültürüdür. Her gün et mi yenir, bir kere o kadar zengin değildi Türk halkı. Et az yenecek, meyve sebze çok yenecek, tahıldan da biraz fazla.&#8221;<br />
<span id="more-991"></span><br />
<strong>&#8220;Tarhana çorbasının içeriğine bir bakın&#8230;&#8221;</strong></p>
<p>Kilo kontrolünün önemine işaret eden Çelik, &#8221;Şişman olmayacaksınız, şişmanlıktan kaçınacaksınız. Bakanlığın çalışması var, şişmanlığın sebebi ne olursa olsun kanser riski yaratıyor diye. O diyeti, bu diyeti değil, şişmanlığın sebebi zeytinyağı da olabilir, fındık, fıstık da olabilir. İnsan her gün badem yer mi, kanserden korunmak için de yenmez, tedavi olmak için de yenmez&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Sigara kullanmamanın, kanserden korunmada önemli faktörlerden biri olduğunu dile getiren Çelik, &#8221;Bir sigara içmemek ve şişmanlamamak. Yiyorsanız eğer yakmak için egzersiz yapın. Ticari amaçlı, belli kliniğe yönlendirme amaçlı her şeyi kesmeliler insanlar, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına uygun beslenmeli. Tarhana çorbasının içeriğinde o kadar kanserden koruyan madde var ki&#8230; Yoğurdundan domatesine içindekilere bir baksınlar&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakmaya niyetli grup; orta yaş</strong></p>
<p>Prof. Dr. Çelik&#8217;in başkanlığını yürüttüğü Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı bünyesinde Sigara Bırakma Birimi de bulunuyor. Çelik&#8217;e, sigarayı bırakma konusunda önerileri sorulduğunda, &#8221;Kulağa küpe takmalar, akapunktur gibi henüz bilimsel olmayan metotları kullanmadan, sigara bırakma merkezlerine gitsinler&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>Merkezde önce sigara içen kişinin ne kadar bağımlı olduğunu tespit ettiklerini belirten Çelik, uyguladıkları yöntemler hakkında şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Bazı insanlar günde bir iki tane içiyor, 20 senedir de aynen öyle içiyor, o insanların bırakmaları kolay oluyor, onlara vereceğimiz yöntem farklı. 60-70 yaşındakilere önereceğimiz yöntemler ise farklı. En kolay bırakacak olanlar gençlerdir, onlar keyif için, çok sevdikleri için içerler, o yüzden de merkeze gelmezler. Onları bıraktırmak kolay, ama hiç de niyetleri yoktur. Onlar bize gelsin hemen bıraktırırız. Onları en çok sigara yasakları etkiliyor. Genç, &#8216;orada içemiyorum, burada içemiyorum, içmeyim&#8217; diyecek.</p>
<p>Bize gelenler daha çok orta yaş ya da orta genç dediğimiz grup. Yaşlara göre tedavi yöntemleriyle çalışıyoruz, tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Tıp doktoru olmayan birinin başarılı olması mümkün değil. Ayrıca biz birim olarak insanları yakalayınca bırakmıyoruz. Bizim bıraktırma başarımız, yüzde 60-70&#8242;leri buluyor. Örnek olsun diye kurulan bir kliniğiz. Tüm Türkiye&#8217;deki yapılanmanın biraz üzerindeyiz, psikologlar, kanser kayıt elemanları çok iyi bir kadroyla çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p>Sigara bırakma merkezlerinin kar amaçlı çalışmadığının altını çizen Çelik, &#8221;Biz bunu kar amaçlı yapmıyoruz, ama kar amaçlı yapsaydık 20 milyon müşterimiz var demektir. Sigara bırakma çok zor, ama bıraktığınızda hayatınızından çıkarıp, attığınız bir şey gibi düşünün. Şeker hastalığı geçmez, yüksek tansiyon iyileşmez, ama sigarayı bırakırsanız, hayat boyu onunla işiniz olmaz, tümör gibi çıkarıp atıyorsunuz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> Cumhuriyet.com.tr</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/' addthis:title='&#8221;Anneanne yemekleri yiyin&#8221; ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/anneanne-yemekleri-yiyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aspirin, sağlıklı kadınlara yaramıyor</title>
		<link>http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 18:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[aspirinin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=984</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/' addthis:title='Aspirin, sağlıklı kadınlara yaramıyor '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>European Heart Journal adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmada, kalp krizi riskinden korunmak amacıyla on yıl boyunca aspirin alan 50 kadından sadece birinin bundan fayda görebileceği bildirildi. Hollanda&#8217;daki Utrecht Tıp Merkezinden Dr. Jannick Dorresteijn başkanlığındaki bilimadamları, yaptıkları araştırmada, 45 ve üstü yaşlardaki 28 bin sağlıklı kadın üzerinde aspirinin etkilerini gözlemlemek için ABD&#8217;de yapılan bir araştırmanın sonuçlarını [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/' addthis:title='Aspirin, sağlıklı kadınlara yaramıyor ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/' addthis:title='Aspirin, sağlıklı kadınlara yaramıyor '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_985" class="wp-caption aligncenter" style="width: 308px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/generic_aspirin_woman_02.widec_.jpg"><img class="size-full wp-image-985" title="aspirin" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/generic_aspirin_woman_02.widec_.jpg" alt="" width="298" height="228" /></a><p class="wp-caption-text">aspirin</p></div>
<p><strong>European Heart Journal adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmada, kalp krizi riskinden korunmak amacıyla on yıl boyunca aspirin alan 50 kadından sadece birinin bundan fayda görebileceği bildirildi. </strong></p>
<p>Hollanda&#8217;daki Utrecht Tıp Merkezinden Dr. Jannick Dorresteijn başkanlığındaki bilimadamları, yaptıkları araştırmada, 45 ve üstü yaşlardaki 28 bin sağlıklı kadın üzerinde aspirinin etkilerini gözlemlemek için ABD&#8217;de yapılan bir araştırmanın sonuçlarını analiz etti.</p>
<p>Aspirin kullanımının kanamalı ülser ve kanı sulandırıcı etkisi nedeniyle vücutta morluklara yol açmak gibi yan etkilerinin bulunduğuna dikkati çeken araştırmacılar, sağlıklı kadınlarda kalp krizi ve inme riskini yüzde 2,4&#8242;ten sadece yüzde 2,2&#8242;ye indirdiği gözönüne alındığında, aspirinden sağlanan faydanın neden olduğu zarardan yüksek olmadığını belirtti.</p>
<p>Konunun mali boyutuna da değinilen araştırmada, aspirinin ucuz bir ilaç olmasına karşın çok sayıda insanın bu ilacı almasının sağlık hizmetleri için ayrılan bütçe üzerinde de olumsuz etkilerinin bulunduğuna işaret edildi.</p>
<p>Uzmanlar yapılan araştırmanın bu yıl içinde daha önce yine aynı konuda yapılan iki büyük çaplı araştırma ile benzer sonuçlar verdiğini belirtiyor. Sözkonusu araştırmalarda birinde aspirinin çok düşük oranlarda kalp krizini önlediği buna karşılık ölüm oranlarıyla inme üzerinde bir etkisinin olmadığını gösterdiğine işaret eden uzmanlar, araştırma süresince her gün bir aspirin alan 1111 kadın ve erkek üzerinde yapılan araştırmada, aspirinin sadece bir vakanın ölümle sonuçlanmasını engellediğini bildiriyor.<br />
<span id="more-984"></span><br />
Yaptıkları araştırma hakkında açıklamada bulunan Dorresteijn, &#8221;Aspirinden sadece çok az sayıda kadın yarar görüyor. Eğer sadece bir kişi bundan fayda sağlayacak diye 49 kişiyi aspirinle tedavi edecekseniz kimseyi aspirinle tedavi etmemeniz gerekir&#8221; dedi.</p>
<p>Yaşları 65&#8242;in üstünde bulunan kadınların, kalp krizi ve inmeyi önlemek için aspirin kullanımından ortalamaya göre daha fazla fayda görebileceklerini belirten Dorresteijn, &#8221;Ancak bu yaş grubundaki kadınların elde ettiği fayda çok az. Sadece 1 kadın fayda sağlayacak diye 49 kadına aspirin vermeniz gerek. Elbette ki bu hayal kırıklığı yaratıyor çünkü bir ilacın etkili olmasını istersiniz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tıp dünyasında, kalp krizi veya inme geçirmiş hastaların aspirin kullanımından fayda görebileceği görüşü kabul görürken, aspirinin kalp krizi ve inmeden temel korunma yöntemi olduğu konusunun çok açık olmadığı görüşü dile getiriliyor.</p>
<p>ABD hükümeti desteğindeki Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 45-75 yaş arası erkekler ile 55-79 yaş arası kadınlarda, sağlanan faydanın aspirin kullanımı sonucu ortaya çıkan kanama riskinden daha yüksek olduğu durumlarda, kalp krizi riskinden korunmak için aspirin kullanımını tavsiye ediyordu.</p>
<p>USPSTF&#8217;den Dr. Michael Lefevre yaptığı değerlendirmede, araştırmacıların yaptıkları analize kalp krizini de ekleyerek, aspirinin inmeyi önlemek konusundaki potansiyel faydasını bulandırmış olsalar da araştırmanın sonuçlarının kendisini şaşırtmadığını söyledi.</p>
<p>İnmeyi önlemek için aspirinle tedavi edilmesi gereken kadınların sayısının bu kadınların belirlenen temel risk durumuna bağlı olduğuna dikkati çeken Lefevre, ciddi kanama riskini de hesaba katarak sadece 1 kadında fayda görmek için 50 kadın aspirinle tedavi edildiği zaman, 10 yıllık bir süre içinde fayda görecek kadınların oranının yüzde 19&#8242;a çıktığının görüleceğini ifade etti.</p>
<p>Lefevre, araştırmanın sonuçlarının, aspirinle tedavi edilen 60&#8242;lı yaşlarında 1000 kadından 32&#8242;sinin inmeden korunabileceğini, buna karşılık 12&#8242;sinde ise aspirin kullanımına bağlı olarak kanamalı ülser görülebileceğini gösterdiğine dikkati çekti.</p>
<p>Konu hakkında görüşüne başvurulan ABD&#8217;nin New York kentindeki St. Luke&#8217;s-Roosvelt Hastanesindeki tansiyon programını yürüten Dr. Franz Messerli de, inme riskini azaltmada aspirinden daha iyi yöntemler bulunduğunu belirtti.</p>
<p>İnme açısında en önemli risk faktörünün tansiyonun oluşturduğuna dikkati çeken Messerli, öncelikle kişilerin tansiyonlarını kontrol altında tutmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Bunun, beslenme biçimi ve egzersiz alışkanlıklarında değişiklik yapılarak ve tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla sağlanabileceğini kaydeden Messerli, kalp krizi ve inmeden temel korunma sağlanması konusunun, bazı ümit verici gelişmeler olsa da henüz çözümlenmemiş bir konu olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Ntvmsnbc.com</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/' addthis:title='Aspirin, sağlıklı kadınlara yaramıyor ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/aspirin-saglikli-kadinlara-yaramiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aynı kararı siz verir miydiniz?</title>
		<link>http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 08:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3 Aralık Dünya Engelliler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Engelliler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Günler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=981</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/' addthis:title='Aynı kararı siz verir miydiniz? '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü&#8230;Malesef özellikle ülkemizde engelli vatandaşlarımız böyle özel günlerde el üstünde tutulup,yılın geri kalan günlerinde göz ardı ediliyor. Ülkemizde 8.5 milyon engelli insanın olduğunu düşündüğümüzde,onların her zaman yanında olmamız gerektiğini hatırlatan ve insanın yüreğini burkan bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim.Bu aralar e-mail olarak da karşılaştığımız bir hikaye&#8230;Okuyun ve kararı siz verin: [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/' addthis:title='Aynı kararı siz verir miydiniz? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/' addthis:title='Aynı kararı siz verir miydiniz? '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_982" class="wp-caption aligncenter" style="width: 395px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/155987_478127090912_62820545912_6221232_6693616_n.jpg"><img class="size-full wp-image-982" title="Dünya Engelliler Günü" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/12/155987_478127090912_62820545912_6221232_6693616_n.jpg" alt="" width="385" height="262" /></a><p class="wp-caption-text">Dünya Engelliler Günü</p></div>
<p><strong>Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü&#8230;Malesef özellikle ülkemizde engelli vatandaşlarımız böyle özel günlerde el üstünde tutulup,yılın geri kalan günlerinde göz ardı ediliyor.</strong></p>
<p>Ülkemizde 8.5 milyon engelli insanın olduğunu düşündüğümüzde,onların her zaman yanında olmamız gerektiğini hatırlatan ve insanın yüreğini burkan bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim.Bu aralar e-mail olarak da karşılaştığımız bir hikaye&#8230;Okuyun ve kararı siz verin:</p>
<p>Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: &#8216;Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?&#8217;</p>
<p>Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.</p>
<p>Baba devam etti. &#8216;Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.&#8217;</p>
<p>Ve sonra aşağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:<br />
<span id="more-981"></span><br />
Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler.Shay sordu, &#8216;Acaba oynamama izin verirler mi?&#8217;Shay&#8217;in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.Shay&#8217;in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla birşeybeklemeyerek) Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra &#8216;Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım&#8217; dedi.</p>
<p>Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay&#8217;in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.Dokuzuncu turun sonunda Shay&#8217;in takımı yine puan kazandı. Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay&#8217;e gelmişti.</p>
<p>Bu noktada Shay&#8217;in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay&#8217;e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.</p>
<p>Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay&#8217;e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay&#8217;e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay&#8217;e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.</p>
<p>Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamınakolaylıkla atabilecek ve Shay&#8217;i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.</p>
<p>Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, &#8216;Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!&#8217; Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaskınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.</p>
<p>Herkes bağırmaya devam etti, &#8216;İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş&#8217; Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı &#8230; takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.</p>
<p>Herkes bağırıyordu, &#8216;Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay&#8217;</p>
<p>Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, &#8216;Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!&#8217;</p>
<p>Shay üçüncüye gelirken diğer takımdakı çocuklar ve seyirciler ayağakalkmışlardı ve bağırıyorlardı, &#8216;Shay, hepsini koş! Hepsini koş!&#8217; Shayhepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.</p>
<p>&#8216;O gün&#8217;, dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek,&#8217;iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar&#8217;.</p>
<p>Shay bir sonraki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/' addthis:title='Aynı kararı siz verir miydiniz? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/ayni-karari-siz-verir-miydiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişlili Erkekler,Kadına Şiddete Karşı Yürüyor</title>
		<link>http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 13:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın-Erkek ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[25 Kasım Dünya Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın-erkek ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şişli belediyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/' addthis:title='Şişlili Erkekler,Kadına Şiddete Karşı Yürüyor '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Yarın 25 Kasım Dünya Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü olması nedeniyle Şişli Belediyesi bir yürüyüş düzenleyecek. Kadına uygulanan şiddet ve son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkati çekmek amacıyla düzenlenecek yürüyüşte, Şişlili erkekler, yarın saat 12.30&#8242;da Şişli Meydanı&#8217;ndan Atatürk Evi Müzesi&#8217;ne kadar yürüyecekler. Yürüyüşe çok sayıda tiyatro sanatçısı da katılarak destek verecek. Şişli Belediye Başkanı Mustafa [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/' addthis:title='Şişlili Erkekler,Kadına Şiddete Karşı Yürüyor ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/' addthis:title='Şişlili Erkekler,Kadına Şiddete Karşı Yürüyor '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_977" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/sislili-erkekler-kadina-siddete-karsi-yuruyecek-3144093_7825_o.jpg"><img class="size-full wp-image-977" title="Kadına Yönelik Şiddet" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/sislili-erkekler-kadina-siddete-karsi-yuruyecek-3144093_7825_o.jpg" alt="" width="400" height="265" /></a><p class="wp-caption-text">Kadına Yönelik Şiddet</p></div>
<p><strong>Yarın 25 Kasım Dünya Kadına Şiddete Karşı Dayanışma Günü olması nedeniyle Şişli Belediyesi bir yürüyüş düzenleyecek.</strong></p>
<p>Kadına uygulanan şiddet ve son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkati çekmek amacıyla düzenlenecek yürüyüşte, Şişlili erkekler, yarın saat 12.30&#8242;da Şişli Meydanı&#8217;ndan Atatürk Evi Müzesi&#8217;ne kadar yürüyecekler. Yürüyüşe çok sayıda tiyatro sanatçısı da katılarak destek verecek.</p>
<p><span id="more-976"></span></p>
<p>Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yürüyüşe destek verecek olan sanatçılarla birlikte geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına, aralarında Oktay Kaynarca, Gani Müjde, Ali Gündoğdu, Bekir Aksoy, Süheyl Uygur, Behzat Uygur, Nedim Saban, Yalçın Çakır, Nasuh Mahruki, Ekrem Ataer’in de bulunduğu çok sayıda sanatçı ve duyarlı kişi katıldı.</p>
<p>Etkinlik Şişli&#8217;de düzenlendiği için sadece Şişlili erkeklerin katılımları beklenmiyor elbette;bu anlamlı yürüyüşe tüm erkeklerin destek vermesini umuyoruz!</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/' addthis:title='Şişlili Erkekler,Kadına Şiddete Karşı Yürüyor ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/sislili-erkeklerkadina-siddete-karsi-yuruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan &#8216;Bebeğinize bal yedirmeyin&#8217; uyarısı</title>
		<link>http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 13:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bal]]></category>
		<category><![CDATA[balın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[balın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler ve bal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=971</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/' addthis:title='Uzmanlardan &#8216;Bebeğinize bal yedirmeyin&#8217; uyarısı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Balın faydalarının saymakla bitmeyeceği söylenir ama bebekler için bazı zararları da varmış&#8230;Hurriyet.com.tr&#8217;de yer alan habere göre, doktorların “bebeklere bal yedirmeyin” uyarısı, artık bal etiketlerinde de yer alacak. Sağlık Bakanlığının ve doktorların alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesi uyarısı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca etiketlere taşınacak. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca hazırlanarak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/' addthis:title='Uzmanlardan &#8216;Bebeğinize bal yedirmeyin&#8217; uyarısı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/' addthis:title='Uzmanlardan &#8216;Bebeğinize bal yedirmeyin&#8217; uyarısı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_972" class="wp-caption aligncenter" style="width: 363px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/Honey-Beauty-Tips.jpg"><img class="size-full wp-image-972" title="Bal" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/Honey-Beauty-Tips.jpg" alt="" width="353" height="296" /></a><p class="wp-caption-text">Bal</p></div>
<p>Balın faydalarının saymakla bitmeyeceği söylenir ama bebekler için bazı zararları da varmış&#8230;Hurriyet.com.tr&#8217;de yer alan habere göre, doktorların “bebeklere bal yedirmeyin” uyarısı, artık bal etiketlerinde de yer alacak.</p>
<p>Sağlık Bakanlığının ve doktorların alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesi uyarısı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca etiketlere taşınacak.</p>
<p>Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca hazırlanarak görüşe açılan bal tebliği taslağına göre, bal etiketlerinde “1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemelidir” ifadesi yer alacak.</p>
<p>AB&#8217;Ye uyum çerçevesinde hazırlanan taslağa göre bala gıda katkı maddeleri de dahil olmak üzere dışarıdan hiçbir madde katılamayacak. Bal doğal bileşiminde bulunmayan organik ve/veya inorganik maddelerden ari olacak. Bala hiç bir katkı maddesi ve aroma verici katılmayacak.<br />
<span id="more-971"></span><br />
Fırıncılık balı dışında bal, bala ait olmayan yabancı tat ve kokuda, fermantasyonu başlamış, asitliği yapay olarak değiştirilmiş veya içerdiği doğal enzimleri parçalayacak ya da önemli düzeyde inaktive edecek şekilde ısıtılmış olmayacak.</p>
<p>Filtre edilmiş bal ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla yabancı organik veya inorganik maddelerin ayrılması sırasında kaçınılmaz olan kayıplar dışında balda polen veya diğer bala özgü bileşenler uzaklaştırılamayacak.</p>
<p>Bal, Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliğinde yer alan şekerleri içermeyecek.</p>
<p>Balın tadı ve aroması, balın kaynağına ve üretildiği bitkinin türüne bağlı olarak değişmekle birlikte, bal kendine özgü koku ve tada sahip olacak.) Balın rengi su beyazından koyu amber renge kadar değişebilecek.</p>
<p>Temel petekte balmumunun doğal yapısında bulunmayan, parafin, serezin, iç yağı, reçine, oksalik asit gibi organik maddeler ile ağartıcı maddeler gibi inorganik maddeler bulunmayacak.</p>
<p>Etiketinde orijin aldığı çiçek, bitki, bölge veya coğrafya belirtilen ballara filtre bal ilave edilmeyecek.<br />
Petekli ballarda, peteğin en az yüzde 80&#8242;i sırlanmış olması gerekecek.</p>
<p>Etiketinde botanik orijini belirtilen ballarda, balların bu özellikleri polen analizi ile uyumlu olacak.</p>
<p><strong>Bal etiketlerinde olması gereken hususlar</strong></p>
<p>Bal etiketlerinde de “1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemelidir” ifadesi yer alacak. Çerçeveli balda net miktarda çerçeve ağırlığı dahil edilmeyecek. Çerçevelere arıcıların işletme tescil numaraları yazılacak. Etikette balın orijini, salgı balı veya çiçek balı olduğu, bal ifadesinin yanında aynı punto ile belirtilecek.<br />
Etikette balın hasat yılı, üretim tarihi olarak balın ambalajlandığı tarih, dolum/paketleme tarihi olarak ifade edilecek.</p>
<p>Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, balın botanik kaynağı belirli ise ve bal bu kaynağa ait duyusal fiziksel, kimyasal ve mikroskopik özellikleri belirgin şekilde taşıyorsa, ürün ismi, “ayçiçeği balı, ıhlamur balı” gibi orijin aldığı çiçek veya bitkinin adı ile desteklenebilecek.</p>
<p>Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, bala üretildiği bölgenin florasına ait özellikleri belirgin şekilde taşıdığı sürece o bölgenin bölgesel, coğrafi ve topografik adı ürün ismi ile birlikte kullanılabilecek.</p>
<p>Fırıncılık ballarının etiketinde “sadece pişirme amaçlı” ifadesi ürün ismine yakın ve kolayca görülebilir bir şekilde yer alacak.</p>
<p>Hammadde ambalajı üstünde Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı olan işletme hammaddenin kaynağına işaret edecek “Türk-Vet sistemi”nden alınan işletme numarası bulundurulacak.</p>
<p>Ballar paketleme, dolum noktasından tüketiciye ulaştırılana kadar tüm aşamalarda temiz ve kuru yerlerde kokulardan ari biçimde, doğrudan güneş<br />
ışığından korunacak ve 25 dereceyi aşmayacak şekilde muhafaza edilecek.</p>
<p>Ballarda pestisit kalıntı miktarları ile veteriner ilaç kalıntıları, Türk Gıda Kodeksi Pestisit Kalıntıları ve Veteriner İlaç Kalıntıları Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olacak.</p>
<p><strong>Uyum süreci 3 ay</strong></p>
<p>Halen faaliyet gösteren ve tebliğ kapsamındaki ürünleri üreten ve satan işyerlerine tebliğin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık uyum süreci tanındı, buna göre üretici ve işyerleri tebliğin yayımından 3 ay sonra söz konusu hükümlere uymak zorunda olacak.</p>
<p><strong>Bebeklere neden bal yedirilmemeli?</strong></p>
<p>Uzmanların verdiği bilgiye göre, arılar bal yapmak için nektar toplarlarken botulizm bakteri sporlarını da beraber alıp farkında olmadan bal yapımında kullanabilirler. Yetişkinlerde bu balın yenmesi sorun yaratmaz. Gerek vücudun savunma sistemi gerekse midenin asitli ortamı, bu bakterinin zarar vermesine müsaade etmezler. Bebeklerde ise hem savunma sistemi yeterli gelişmemiştir, hem de mide hala ancak anne sütünü hazmedebilecek durumdadır. Yetişkinlerin aksine bebeklerin sindirim sisteminde botulizm sporlarını kontrol eden ve bakterinin çoğalmasını ve zehir üretmesini önleyen faydalı bakteriler henüz gelişmemiştir.</p>
<p>Bu bakteri bebeklerde botulizm adı verilen tehlikeli bir zehirlenmeye neden olabilir. Zehirlenen bebek nefes alma ve yutkunma zorluğu çekebilir, kol, bacaklar ve boyunda güçsüzlük ortaya çıkabilir, durum çok ciddi sonuçlara yol açabilir.</p>
<p>Bir yaşını geçmiş çocuklara balın bir zararı olmazken, bu nedenlerle doktorlar tarafından 12 aylıktan daha küçük bebeklere bal yedirilmemesi tavsiye ediliyor.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/' addthis:title='Uzmanlardan &#8216;Bebeğinize bal yedirmeyin&#8217; uyarısı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/uzmanlardan-bebeginize-bal-yedirmeyin-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okulda Diyabet Programı</title>
		<link>http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 10:22:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[14 Kasım Dünya Diyabet Günü]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Okulda Diyabet Programı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=966</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/' addthis:title='Okulda Diyabet Programı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Bilindiği gibi 14 Kasım Dünya Diyabet Günü&#8217;ydü.Pek çok alışveriş merkezinde ve sokaklarda bu güne özel bilgilendirme etkinlikleri yapıldı ve broşürler dağıtıldı. Diyabet bazen çok küçük yaşlarda ortaya çıkan ancak ailelerin yeterli bilgi sahibi olmaması nedeniyle daha sonraki yıllarda tanı konulabilen bir hastalık oluyor.Bu nedenle hem ailelerin hem de okulda çocuklarla vakit geçiren öğretmenlerin bu konuda [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/' addthis:title='Okulda Diyabet Programı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/' addthis:title='Okulda Diyabet Programı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_967" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/71179997474.jpg"><img class="size-full wp-image-967" title="diyabet" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/71179997474.jpg" alt="" width="400" height="265" /></a><p class="wp-caption-text">diyabet</p></div>
<p>Bilindiği gibi 14 Kasım Dünya Diyabet Günü&#8217;ydü.Pek çok alışveriş merkezinde ve sokaklarda bu güne özel bilgilendirme etkinlikleri yapıldı ve broşürler dağıtıldı.</p>
<p>Diyabet bazen çok küçük yaşlarda ortaya çıkan ancak ailelerin yeterli bilgi sahibi olmaması nedeniyle daha sonraki yıllarda tanı konulabilen bir hastalık oluyor.Bu nedenle hem ailelerin hem de okulda çocuklarla vakit geçiren öğretmenlerin bu konuda bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>Bu hafta ve sonrasında tüm Türkiye’deki öğretmenler ve öğrenciler için eğitim etkinlikleri düzenlenecek.</p>
<p>Türkiye’de bir ilk olan ve geçtiğimiz sene hayata geçirilen “Okulda Diyabet Programı” (ODP) çerçevesinde öğretmenlerin ve öğrencilerin çocuklarda diyabet, şişmanlık ve sağlıklı beslenme konularında eğitilip bilinçlendirilmesi ve bu yolla sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><span id="more-966"></span></p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği tarafından yürütülen, Sanofi-aventis tarafından koşulsuz desteklenen “Okulda Diyabet Programı”yla hedef, Türkiye’de 650 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenciye ulaşarak çocuklarda diyabet ve şişmanlık konularında farkındalık oluşturmak.</p>
<p><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/diyabet2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-968" title="diyabet2" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/diyabet2.jpg" alt="" width="276" height="398" /></a></p>
<p>20 bine yakın diyabetli çocuğun yaşadığı ve her yıl 1700 civarında çocuğa diyabet tanısı konulan Türkiye’de diyabet, şişmanlık ve sağlıklı beslenme konularında ulusal düzeyde bir bilinç oluşturulması amacıyla hazırlanan“Okulda Diyabet Programı”nın diğer adımlarını ise “Beslenme Dostu Okul Sertifikasyonu” ve “Diyabetli Çocuklara Burs Programı” gibi projeler oluşturuyor.</p>
<p>“Okulda Diyabet Programı” eğitim platformuna http://www.okuldadiyabet.org adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/' addthis:title='Okulda Diyabet Programı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/okulda-diyabet-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evinizi Kokular Sarmasın!</title>
		<link>http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 14:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mutfak Sırları]]></category>
		<category><![CDATA[Ev İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[evde kokular]]></category>
		<category><![CDATA[püf noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[yemek kokuları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/' addthis:title='Evinizi Kokular Sarmasın! '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Severek yediğimiz yemekler pişerken bazen öyle kokular yayılır ki,kokunun çıkması için tüm evi havalandırsanız da pek işe yaramaz. Özellikle de soğuk kış günlerinde evinizi çok uzun süre havalandırsanız bile yemek kokusu ertesi güne kalır.İşte bu gibi durumlarda uygulayabileceğiniz bazı püf noktaları&#8230; -Karnabahar, lahana, soğan gibi keskin kokulu yiyecekler pişirilirken tencere kapağı aralık tutulursa, kokunun yemeğe [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/' addthis:title='Evinizi Kokular Sarmasın! ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/' addthis:title='Evinizi Kokular Sarmasın! '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_963" class="wp-caption aligncenter" style="width: 408px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/a9.jpg"><img class="size-full wp-image-963" title="Yemek Kokuları" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/a9.jpg" alt="" width="398" height="266" /></a><p class="wp-caption-text">Yemek Kokuları</p></div>
<p>Severek yediğimiz yemekler pişerken bazen öyle kokular yayılır ki,kokunun çıkması için tüm evi havalandırsanız da pek işe yaramaz. Özellikle de soğuk kış günlerinde evinizi çok uzun süre havalandırsanız bile yemek kokusu ertesi güne kalır.İşte bu gibi durumlarda uygulayabileceğiniz bazı püf noktaları&#8230;</p>
<p>-Karnabahar, lahana, soğan gibi keskin kokulu yiyecekler pişirilirken tencere kapağı aralık tutulursa, kokunun yemeğe sinmesi önlenir.<br />
-Ellerdeki soğan, sarımsak kokularını giderebilmek için ellerinizi haşlanmış patatesle ovun.<br />
-Karnabahar haşlarken içine iki dilim ekmek atarsanız, o dayanılmaz kokusundan kurtulursunuz. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır<br />
-Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.<br />
-Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.<br />
<span id="more-962"></span><br />
-Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.<br />
-Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.<br />
-Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahananın pişme suyuna ekleyin. -Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.<br />
-Yemek kokularından kurtulmak için, bir cezveye bir cay fincanı su ve bir çorba kasığı sirke koyup, birkaç dakika kaynatın. Evinizden yemek kokusunun çıktığını göreceksiniz.<br />
-Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.<br />
-Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Sonra bolca durulayın<br />
-Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/' addthis:title='Evinizi Kokular Sarmasın! ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/evinizi-kokular-sarmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wenice reklamındaki tepki çeken slogan kaldırıldı</title>
		<link>http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 13:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[wenice]]></category>
		<category><![CDATA[wenice reklam filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=957</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/' addthis:title='Wenice reklamındaki tepki çeken slogan kaldırıldı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Çocuk giyim markalarından Wenice kısa süre önce televizyon reklamlarında çocuk kıyafetlerinin aşırı pahalı olmasına dikkat çekmek için ‘Çocuk İstismarına Son’ sloganıyla ekranlarda boy gösteriyordu.Açıkçası reklamı ilk izlediğimde slogandan dolayı ben de bir rahatsızlık hissetmiştim,hatta aynı reklam kuşağında birden çok yayınlandığından iyice dikkat çeker oldu bu slogan.‘Çocuk İstismarına Son’ sloganıyla bu kavramı reklam malzemesi yapması, tartışma [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/' addthis:title='Wenice reklamındaki tepki çeken slogan kaldırıldı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/' addthis:title='Wenice reklamındaki tepki çeken slogan kaldırıldı '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_958" class="wp-caption aligncenter" style="width: 415px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuk-istismari_450.jpg"><img class="size-full wp-image-958" title="Çocuk İstismarı" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuk-istismari_450.jpg" alt="" width="405" height="234" /></a><p class="wp-caption-text">Çocuk İstismarı</p></div>
<p>Çocuk giyim markalarından Wenice kısa süre önce televizyon reklamlarında çocuk kıyafetlerinin aşırı pahalı olmasına dikkat çekmek için ‘Çocuk İstismarına Son’ sloganıyla ekranlarda boy gösteriyordu.Açıkçası reklamı ilk izlediğimde slogandan dolayı ben de bir rahatsızlık hissetmiştim,hatta aynı reklam kuşağında birden çok yayınlandığından iyice dikkat çeker oldu bu slogan.‘Çocuk İstismarına Son’ sloganıyla bu kavramı reklam malzemesi yapması, tartışma yarattı.</p>
<p>Kısa sürede pek çok kişi duyduğum rahatsızlığı duymuş olacak ki,tepkiler çoğalınca, firma geri adım atmak zorunda kalmış…<br />
<span id="more-957"></span><br />
Marka reklam ajansı tarafından hazırlanan reklam esasen çocuk giyim sektöründeki fahiş fiyatlara dikkat çekme niyetindeydi. Ancak bu eleştiriyi çocuk istismarı söylemiyle hayata geçirince, konuyu asıl anlamından uzaklaştırdığı ve kavramın içini boşalttığı gibi gerekçelerle büyük tepki çekti. Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda &#8216;Wenice&#8217;e dur de’ başlıklı kampanyalar başlatılırken tüketiciler de telefon ve mail yoluyla tepkilerini dile getirdi.</p>
<p>Sonuç olarak ‘İstismar’ ifadesi kaldırıldı.</p>
<p>Çocuklarımız gibi hassas bir konuda,hangi sebeple olursa olsun bu tarz sloganların gündeme getirilmesine kesinlikle karşı çıkmalı ve her zaman gereken tepkiyi göstermeliyiz bence&#8230;</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/' addthis:title='Wenice reklamındaki tepki çeken slogan kaldırıldı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/wenice-reklamindaki-tepki-ceken-slogan-kaldirildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım?</title>
		<link>http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2011 09:06:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Gün ve Geceler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Kesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban ve çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=953</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/' addthis:title='Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım? '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Kurban Bayramı&#8217;na sayılı günler kala özellikle anne-babaların aklını kurcalayan sorulardan biri kurban kesimini çocuklara açıklamak&#8230;Kurbanlar her ne kadar eskisi kadar mahalle aralarında kesilmese de,kurban satışı yapılan yerlerin önünden geçerken yada kesmek için aldığı hayvanı bahçesinde barındıran biriyle karşılaşıldığında çocuklar mutlaka nedenini soruyorlar. Psikolog Gülten İkizoğlu&#8217;nun aşağıdaki yazısı bu konuda yol gösterici olabilir&#8230; Dinî bayramlarımız bize [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/' addthis:title='Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/' addthis:title='Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım? '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_954" class="wp-caption aligncenter" style="width: 407px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/76828_459907245247_253805890247_6175078_7233646_n.jpg"><img class="size-full wp-image-954" title="Kurban Kesimi" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/11/76828_459907245247_253805890247_6175078_7233646_n.jpg" alt="" width="397" height="226" /></a><p class="wp-caption-text">Kurban Kesimi</p></div>
<p>Kurban Bayramı&#8217;na sayılı günler kala özellikle anne-babaların aklını kurcalayan sorulardan biri kurban kesimini çocuklara açıklamak&#8230;Kurbanlar her ne kadar eskisi kadar mahalle aralarında kesilmese de,kurban satışı yapılan yerlerin önünden geçerken yada kesmek için aldığı hayvanı bahçesinde barındıran biriyle karşılaşıldığında çocuklar mutlaka nedenini soruyorlar.</p>
<p><strong>Psikolog Gülten İkizoğlu&#8217;nun aşağıdaki yazısı bu konuda yol gösterici olabilir&#8230;</strong></p>
<p>Dinî bayramlarımız bize manevi iklimlerin kapısını açan, sosyal dayanışma ve yardımlaşma, sevgi, saygı, merhamet duygularını harekete geçiren, toplumsal birlik ve kardeşliğimizi güçlendiren, insani değerlerimizi hatırlatan çok özel günlerdir.</p>
<p>Kurban Bayramı da tüm Müslümanların sevinç ve coşkuyla karşıladıkları bu kutsal günlerdendir. Ancak bu bayramda yerine getirilmesi gereken dinî görev (kurban kesimi) anne-babaların zihninde bazı soru işaretleri uyandırıyor. &#8216;Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım?&#8217; sorusu zihinleri meşgul ediyor. Öncelikle &#8220;kurban&#8221; kavramı dâhil tüm kavramların çocuğun zihninde doğru şekillenmesi için, çocuğun algı dünyasını iyi tanımak gerekiyor. Çocuğun tüm gördükleri, tüm duydukları ve tüm yaşadıklarından sonuçlar çıkararak algı ve kavram dünyasını şekillendirir. Duyduklarını ve gördüklerini doğru yorumlayabileceği altyapısı oluşmadan, kurban, ölüm gibi açıklanması güç kavramlar anlatılmamalı. Burada temel soru neyi, ne zaman, nasıl ve kimin öğreteceğidir. Bunda çocuğun gelişim dönemi özelliklerinin bilinmesi, anlayacağı somut ve net açıklamalar yapılması önemlidir.</p>
<p><span id="more-953"></span></p>
<p>0-3 yaş döneminde çocuğun kavramlara verdiği tepkiler çoğunlukla anne-babasının tutumlarını izleyerek oluşur. Bu dönemdeki çocuğun bayramlarda anne-babanın ve çevresindekilerin mutluluğunu görmesi, ailece yapılan ziyaretlerde bulunması, ufak tefek hediyelerle sevindirilmesi kurban bayramı kavramı için yeterlidir.</p>
<p>3-6 yaş dönemindeki çocuğa, bayramın sosyal boyutu anlatılmalı. Et yemenin insan sağlığı için önemli bir gıda olduğu hatırlatılarak, bu bayramda koyun, inek gibi hayvanların kesilerek et alacak gücü olmayan insanlara dağıtılıp yardım edildiği ifade edilmeli. Eğer çocuk hayvanların nasıl kesildiği ile ilgili soru sorarsa detaya inmeden cevap verilmeli. İnek ve koyunların insanlara sağlık verdikleri için mutlu oldukları ve canlarının yanmadığı söylenebilir. Yine bu dönemde de çocuğun kurban kesimini izlemesi sakıncalıdır.</p>
<p>7-12 yaş döneminde çocukta soyut düşünce kademeli olarak gelişmeye başladığından, çocuğun duygusal gelişimi dikkate alınarak Allah&#8217;ın koç, koyun vs. gibi hayvanların kurban edilerek etlerinin ihtiyaç sahibi kişilere dağıtılmasını emrettiği anlayabileceği dilde anlatılmalı. Bu emri yerine getiren Müslümanların sevap kazandığı söylenilmeli. Çevredeki insanlara eti dağıtmak için çocuktan yardım istenmeli. 9 yaşından itibaren kurban kesimini şayet çocuk izlemek istiyorsa uzaktan izlemesine izin verilmeli.</p>
<p><strong>Kesimi görmek çocuk için bir travma mıdır?</strong></p>
<p>Eğer anne-baba çocuğunun gelişim düzeyine uygun olarak kurban kesimi hakkında açıklama yapmamışsa ve çocuk beklemediği bir anda kesime tanık olmuşsa bir travma etkisi yapabilir. Hassas, ürkek, duygusal yapıda olan çocuklara özellikle dikkat edilmeli, yaşı kaç olursa olsun zorla izletilmemelidir. Anne-babanın çocuğun duygularını hafife alarak &#8216;zaten ölecekti, ne var bunda büyütülecek?&#8217; demesi, çocuğu ihmal ederek hiç açıklama yapmaması, kurban etini yedirdikten sonra, &#8216;dün sevdiğin kınalı koç var ya, bu onun eti&#8217; gibi duyarsız açıklamalar yapması, çocuk üzerinde olumsuz izler bırakabilir. Ama çok hassas davranıp da çocukları dinî vecibelerden uzak da tutmamak gerekir.</p>
<p><strong>Psikolog Gülten İkizoğlu</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/' addthis:title='Çocuğuma kurban kavramını nasıl anlatırım? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/cocuguma-kurban-kavramini-nasil-anlatirim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>7 soruda skolyoz</title>
		<link>http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/</link>
		<comments>http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 14:36:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[duruş bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[omurga eğriliği]]></category>
		<category><![CDATA[omurga hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[skolyoz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aileblog.com/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/' addthis:title='7 soruda skolyoz '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>Özellikle gelişme dönemindeki çocuklarda görülen ama her zaman doğru tanı ve tedavi uygulanamadığı için malesef ilerleme riski bulunan skolyoz hakkında anne-babaların dikkatle okuması gereken bir yazı.. 1. Skolyoz ne demektir? Normalde, omurga önden ve arkadan bakıldığında düz olmalıdır. Omurganın sağa veya sola doğru C veya S şeklinde eğri olmasına “skolyoz” denir. 2. Skolyoz nasıl ortaya [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/' addthis:title='7 soruda skolyoz ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style " addthis:url='http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/' addthis:title='7 soruda skolyoz '  ><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a><a class="addthis_button_tweet"></a><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div><div id="attachment_949" class="wp-caption aligncenter" style="width: 250px"><a href="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/10/1068838.jpg"><img class="size-full wp-image-949" title="skolyoz" src="http://www.aileblog.com/wp-content/uploads/2011/10/1068838.jpg" alt="" width="240" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">skolyoz</p></div>
<p>Özellikle gelişme dönemindeki çocuklarda görülen ama her zaman doğru tanı ve tedavi uygulanamadığı için malesef ilerleme riski bulunan skolyoz hakkında anne-babaların dikkatle okuması gereken bir yazı..</p>
<p><strong>1. Skolyoz ne demektir? </strong></p>
<p>Normalde, omurga önden ve arkadan bakıldığında düz olmalıdır. Omurganın sağa veya sola doğru C veya S şeklinde eğri olmasına “skolyoz” denir.</p>
<p><strong>2. Skolyoz nasıl ortaya çıkar? </strong></p>
<p>Sıklıkla gelişme döneminde ortaya çıkar, fakat çoğu zaman anne ve babaların dikkatinden kaçar. Eğrilik derecesi arttığında ve vücudun duruşu bozulduğunda genellikle tanı konulur.</p>
<p><strong>3. Skolyozun nedenleri nelerdir? </strong></p>
<p>Skolyoz omurganın kendisine ait sebeplere bağlı olarak gelişebilir buna yapısal skolyoz denir. Ailevi faktörler, kas iskelet sistemi ve büyüme ile ilgili faktörler, postural mekanizmalar rol oynayan sebeplerdendir. Omurganın bir takım sebeplerle eğri duruşuna bağlı gelişen yapısal olmayan skolyoz ise sinir basılarına, apselere, tümörlere bağlı olarak görülür.</p>
<p><strong>4. Skolyozun belirtileri nelerdir? </strong></p>
<p>En yaygın bulgu asimetridir. Aile veya öğretmenin ilk fark ettiği bulgu, bir tarafta belirginleşen kürek kemiği çıkıntısı, bir omuzun daha yüksek oluşudur veya kalça kemiklerinde asimetrik görünüm olabilir. Kıyafetler skolyozu büyük ölçüde gizler ve tedavi çoğu zaman gecikir. Eğriliğin artışı, sırt ve belde ağrıya yol açar. Hasta dik oturmada zorluk çeker ve zamanla kas zayıflıkları ve asimetriler artar.<br />
<span id="more-948"></span><br />
<strong>5. Skolyozun kız çocuklarında daha sık görüldüğü doğru mudur? Neden? </strong></p>
<p>Kız çocuklarında skolyoz daha sık olarak görülür. Bunun sebebi kas dokusunun kadınlarda daha zayıf olmasıdır. Özellikle gelişme döneminde hızla boy uzaması ve kas desteğinin zayıf olması, tek yanlı ağır taşıma ve kaldırma omurganın eğrilmesine yol açar.</p>
<p><strong>6. Bir çocuğun skolyoz olup olmadığı nasıl anlaşılır? </strong></p>
<p>Çocuk soyunuk halde, sırtı dönük iken omurgasının düzgün ve simetrik yerleşimli olup olmadığı ebeveyn tarafından kontrol edilir. Her iki omuzun ve kürek kemiğinin asimetrik olup olmadığı gözlenir. Şüpheli bir durum varsa, bir fizik tedavi uzmanına danışılır. Skolyoz tanısında, ayakta iken grafi alınır, açı saptanır ve düzenli kontrollerle belli aralıklarla grafi yenilenir. Doğum öncesi yapılan fetal ultrasonografi omurganın doğumsal anormalliklerini ortaya çıkarabilir.</p>
<p><strong>7. Skolyoz nasıl tedavi edilir? Ameliyat gerekli midir? </strong></p>
<p>Tedavinin iki amacı vardır eğriliğin düzeltilmesi ve ilerlemenin durdurulması. 40-45 derecenin altındaki eğriliklerin tedavisinde fizik tedavi yöntemleri uygulanır. Bunlar egzersiz, kas güçlendiriciler, biofeedback ve ağrıya yönelik tedavilerdir. Bu tedaviler ile hem hastanın ağrısı giderilir, hem de kaslar güçlendirilerek simetri sağlanmaya çalışılır. Açının artışını engellemek amacıyla traksiyon alçılar kullanılabilir. İleri derecelerde cerrahi tedavi uygulanır. Skolyozda, cerrahi tedavi yoluna gitmemek için önlemler erken dönemde alınmalı ve tedaviye önem verilmelidir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_" addthis:url='http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/' addthis:title='7 soruda skolyoz ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aileblog.com/7-soruda-skolyoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

